tren

Yeme Bozuklukları (Anoreksiya-Bulimiya vd)

31.08.2026
29
Yeme Bozuklukları (Anoreksiya-Bulimiya vd)

Yeme bozuklukları, bireyin yeme davranışlarını ve beden algısını önemli ölçüde etkileyen ruh sağlığı sorunlarıdır. Belirgin kısıtlamalar, kontrol kaybıyla birlikte aşırı yeme veya telafi edici davranışlar gibi belirtilerle ortaya çıkabilir. Bu durum beslenme alışkanlıklarıyla sınırlı değildir; fiziksel sağlık ve sosyal işlevleri etkiler. Erken tanı ve uygun tedavi yaklaşımları sayesinde iyileşme mümkün olabilmektedir.

Yeme Bozuklukları Nedir?

Yeme bozuklukları, bireyin yeme davranışlarında ve beslenme biçiminde belirgin bozulmalarla karakterize edilen psikiyatrik bozukluklar grubudur. Bu bozukluklarda yiyecekler, beden ağırlığı ya da beden şekliyle ilgili yoğun düşünceler ve kaygılar olabilir.

Yeme bozukluklarının ortaya çıkmasında biyolojik, psikolojik, ailesel ve kültürel birçok faktörün birlikte rol oynayabildiği düşünülmektedir. Kıbrıs Türk Psikiyatri ve Psikoloji Dergisi’nde yayımlanan çalışmalar da yeme bozukluğu belirtilerinin ruhsal yakınmalar, aleksitimi, çocukluk çağı travmaları ve yaşam doyumu gibi farklı psikolojik değişkenlerle ilişkili olabileceğini göstermektedir.

DSM-5-TR’ye göre beslenme ve yeme ile ilişkili bozukluklar genel olarak aşağıdaki alanlarda değerlendirilmektedir:

  • Anoreksiya nervoza
  • Bulimiya nervoza
  • Tıkınırcasına yeme bozukluğu
  • Kaçıngan/kısıtlayıcı yiyecek alım bozukluğu
  • Pika
  • Ruminasyon bozukluğu
  • Diğer belirtilen beslenme ve yeme bozuklukları
  • Belirtilmemiş beslenme ve yeme bozuklukları

Bu bozuklukların belirtileri ve klinik özellikleri birbirinden farklı olabilmektedir. Bazı yeme bozukluklarında beden ağırlığı önemli ölçüde değişirken, bazı durumlarda bireyin dış görünüşü normal veya sağlıklı olarak değerlendirilebilmektedir. Bu nedenle yalnızca beden ağırlığına bakılarak yeme bozukluğu olup olmadığı belirlenmemelidir. NIMH de yeme bozukluklarının farklı beden ağırlıklarına sahip bireylerde görülebileceğini belirtmektedir.

Yeme Bozukluklarının Belirtileri Nelerdir?

Yeme bozukluklarında belirtiler kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. Bununla birlikte, aşağıdaki davranışsal, bilişsel ve duygusal özellikler dikkat çekebilir:

  • Yiyecekler ve kalori hakkında yoğun düşünme,
  • Beden ağırlığı veya beden şekliyle aşırı ilgilenme,
  • Yemekleri ciddi biçimde kısıtlama,
  • Tekrarlayan tıkınırcasına yeme atakları,
  • Yemek sonrasında kusma veya başka telafi davranışları,
  • Aşırı egzersiz yapma,
  • Öğün atlama veya uzun süre aç kalma,
  • Belirli yiyeceklerden yoğun biçimde kaçınma,
  • Yemek yemekten korkma veya kaygı duyma,
  • Gizli yemek yeme,
  • Yemek sonrasında yoğun suçluluk veya utanç hissetme,
  • Beden algısında belirgin bozulmalar.

Kısıtlayıcı Yeme Davranışları

Bireyin kilo alma korkusu, beden ağırlığıyla ilgili yoğun kaygıları veya başka nedenlerle yiyecek alımını önemli ölçüde azaltması görülebilir. Öğün atlama, düşük miktarda beslenme ve belirli yiyecek gruplarını tamamen yaşamdan çıkarma bu davranışlara örnek olabilir.

Tıkınırcasına Yeme

Tıkınırcasına yeme, kısa bir zaman diliminde normalden belirgin biçimde fazla miktarda yiyecek tüketilmesi ve bu sırada yeme davranışı üzerindeki kontrolün kaybedildiğinin hissedilmesiyle karakterizedir. Atakların ardından yoğun suçluluk, utanç veya sıkıntı yaşanabilir.

Telafi Edici Davranışlar

Bazı bireyler aşırı yeme sonrasında kilo alımını önlemek amacıyla kusma, uzun süre aç kalma, aşırı egzersiz yapma veya başka telafi edici davranışlara başvurabilir.

Beden Algısında Bozulma

Bireyin beden ağırlığını veya beden şeklini olduğundan farklı değerlendirmesi yeme bozukluklarında önemli bir özellik olabilir. Özellikle anoreksiya nervozada düşük beden ağırlığına rağmen kişinin kendisini kilolu olarak algılaması görülebilmektedir.

DSM-5-TR’ye Göre Yeme Bozukluğu Türleri

1. Anoreksiya Nervoza

Anoreksiya nervoza, enerji alımının belirgin biçimde kısıtlanması sonucunda kişinin yaşına, gelişim düzeyine ve fiziksel durumuna göre beklenen beden ağırlığının altında kalmasıyla karakterize edilen ciddi bir yeme bozukluğudur. Kilo alma konusunda yoğun korku, kilo kaybını sürdüren davranışlar ve beden ağırlığı veya beden şeklinin algılanmasında bozulmalar görülebilmektedir.

Anoreksiya nervoza yalnızca psikolojik değil, aynı zamanda ciddi fiziksel sonuçlara yol açabilen bir durumdur. Uzun süreli yetersiz beslenme; kalp-damar sistemi, kemik sağlığı, hormonal sistem ve diğer organların işleyişi üzerinde olumsuz etkiler oluşturabilmektedir. Ağır vakalarda yaşamı tehdit eden tıbbi komplikasyonlar ortaya çıkabilmektedir.

2. Bulimiya Nervoza

Bulimiya nervoza, tekrarlayan tıkınırcasına yeme dönemlerinin ardından kilo alımını önlemek amacıyla kusma, aşırı egzersiz, aç kalma veya başka telafi edici davranışların ortaya çıkmasıyla karakterizedir.

Bu bozuklukta bireyin beden ağırlığı normal aralıkta veya normalin üzerinde olabilir. Bu nedenle yalnızca dış görünüşe bakılarak bulimiya nervoza fark edilemeyebilir. Tekrarlayan kusma ve diğer telafi edici davranışlar elektrolit dengesizlikleri, gastrointestinal sorunlar ve kalp-damar sistemiyle ilişkili komplikasyonlara neden olabilmektedir.

3. Tıkınırcasına Yeme Bozukluğu

Tıkınırcasına yeme bozukluğu, tekrarlayan tıkınırcasına yeme atakları sırasında kişinin yeme davranışı üzerindeki kontrolünü kaybetmesi ve bu durumun belirgin psikolojik sıkıntıya yol açmasıyla karakterizedir.

Bu ataklar sırasında kişinin normalden çok daha hızlı yemek yemesi, fiziksel olarak rahatsız olacak kadar yemek tüketmesi, aç olmadığı halde yemek yemesi veya yaşadığı utanç nedeniyle yalnız yemek yemeyi tercih etmesi görülebilir. Bulimiya nervozadan farklı olarak, tıkınırcasına yeme bozukluğunda düzenli telafi edici davranışlar bulunmamaktadır.

4. Kaçıngan/Kısıtlayıcı Yiyecek Alım Bozukluğu

Kaçıngan/kısıtlayıcı yiyecek alım bozukluğunda bireyin besin alımı veya tükettiği yiyeceklerin çeşitliliği belirgin biçimde sınırlanmaktadır. Bu durum kilo alma korkusundan veya beden şekliyle ilgili yoğun kaygılardan kaynaklanmak zorunda değildir.

Birey; yemek yerken boğulma veya kusma korkusu yaşayabilir, belirli yiyeceklerin kokusuna, dokusuna veya görünümüne karşı yoğun hassasiyet gösterebilir ya da yemek yemeye yönelik genel bir isteksizlik yaşayabilir. Bu durum yeterli beslenememe ve önemli beslenme yetersizliklerine yol açabilmektedir.

5. Pika

Pika, besleyici değeri olmayan ve normal koşullarda yiyecek olarak kabul edilmeyen maddelerin gelişimsel olarak uygun olmayan biçimde tekrarlayan şekilde tüketilmesiyle karakterizedir.

Toprak, saç, kağıt veya benzeri maddelerin yenmesi bu davranışlara örnek olabilir. Pika özellikle çocukluk döneminde görülebilmekle birlikte farklı yaş gruplarında da ortaya çıkabilmektedir. Değerlendirme sırasında davranışın gelişimsel düzeyle uyumlu olup olmadığı ve başka tıbbi veya psikiyatrik durumlarla ilişkisi dikkate alınmaktadır.

6. Ruminasyon Bozukluğu

Ruminasyon bozukluğunda daha önce yutulmuş yiyeceklerin mide içeriğinden tekrar ağza getirilmesi ve yeniden çiğnenmesi, yutulması veya dışarı çıkarılması gibi tekrarlayan davranışlar görülebilmektedir.

Bu durum istemli kusmadan farklı bir klinik özellik göstermektedir. Tanısal değerlendirmede davranışın başka bir gastrointestinal veya tıbbi durumla daha iyi açıklanıp açıklanamadığının belirlenmesi önemlidir.

7. Diğer Belirtilen Beslenme ve Yeme Bozuklukları

Bu kategori, klinik açıdan belirgin yeme veya beslenme belirtilerinin bulunduğu ancak belirli bir yeme bozukluğunun tüm tanı ölçütlerinin karşılanmadığı durumlarda kullanılabilmektedir. Klinisyen, belirtilerin neden belirli bir tanı ölçütünü karşılamadığını ayrıca belirtmektedir.

8. Belirtilmemiş Beslenme ve Yeme Bozuklukları

Belirtilmemiş beslenme ve yeme bozukluğu kategorisi, yeme veya beslenme ile ilişkili belirgin belirtilerin bulunduğu ancak mevcut bilgilerin daha ayrıntılı bir tanı koymak için yeterli olmadığı durumlarda kullanılabilmektedir.

Not: DSM-5-TR’de yeme bozukluklarının değerlendirilmesi yalnızca beden ağırlığı üzerinden yapılmamaktadır. Yeme davranışı, bilişsel süreçler, beden algısı, psikolojik sıkıntı ve fiziksel sağlık üzerindeki etkiler birlikte değerlendirilmelidir. DSM-5-TR’nin güncellemelerinde anoreksiya nervoza ve tıkınırcasına yeme bozukluğu için şiddet düzeylerine ilişkin kodlamalar da yer almaktadır.

Yeme Bozuklukları Neden Ortaya Çıkar?

Yeme bozukluklarının tek bir nedeni bulunmamaktadır. Biyolojik, psikolojik, sosyal ve kültürel faktörlerin bir araya gelmesiyle ortaya çıkabildiği düşünülmektedir.

Yeme bozukluklarının gelişiminde;

  • Genetik ve biyolojik yatkınlık,
  • Beden algısı ve benlik değerlendirmesi,
  • Düşük özsaygı,
  • Mükemmeliyetçilik,
  • Kaygı ve depresif belirtiler,
  • Travmatik yaşam deneyimleri,
  • Aile içi ilişkiler,
  • Sosyal ve kültürel beden algısı,
  • Yoğun diyet davranışları,
  • Sosyal medya ve idealize edilmiş beden imgeleri,
  • Psikososyal stres faktörleri

etkili olabilmektedir.

Kıbrıs Türk Psikiyatri ve Psikoloji Dergisi’nde yayımlanan bir çalışmada, yeme bozukluğu eğilimi bulunan bireylerin çocukluk travmaları, özellikle duygusal, fiziksel ve cinsel istismar açısından daha yüksek puanlar gösterdiği bildirilmiştir. Bu bulgular, yeme bozukluklarının gelişiminde geçmiş yaşam deneyimlerinin de dikkate alınması gerektiğini göstermektedir.

Yeme bozuklukları aynı zamanda depresyon, anksiyete ve madde kullanım bozuklukları gibi diğer ruhsal sorunlarla birlikte görülebilmektedir.

Yeme Bozuklukları Nasıl Tedavi Edilir?

Yeme bozukluklarının tedavisinde bireyin psikolojik ve fiziksel ihtiyaçlarının birlikte değerlendirilmesi önem taşımaktadır. Tedavi genellikle psikiyatrist, psikolog, diyetisyen ve gerektiğinde diğer sağlık profesyonellerinin iş birliği içerisinde yürüttüğü multidisipliner bir yaklaşımı gerektirebilmektedir.

Tedavi seçenekleri şunları içerebilir:

  • Psikiyatri değerlendirmesi,
  • Psikoterapi uygulamaları,
  • Beslenme danışmanlığı,
  • Tıbbi takip ve fiziksel sağlık değerlendirmesi,
  • Aile temelli müdahaleler,
  • Bilişsel davranışçı terapi,
  • İlaç tedavileri,
  • Psikoeğitim,
  • Nüks önleme çalışmaları,
  • Gerekli durumlarda hastaneye yatış veya yoğun tedavi programları.

Özellikle anoreksiya nervoza gibi ciddi fiziksel risk taşıyan durumlarda psikiyatrik tedavinin yanı sıra düzenli tıbbi takip ve beslenme desteği büyük önem taşımaktadır. Bulimiya nervoza ve tıkınırcasına yeme bozukluğunda ise psikoterapötik yaklaşımlar tedavinin önemli bileşenleri arasında yer almaktadır.

Erken Müdahale Neden Önemlidir?

Yeme bozukluklarının erken dönemde fark edilmesi ve profesyonel destek alınması;

  • Fiziksel sağlık üzerindeki olumsuz etkilerin azaltılmasına,
  • Yeme davranışlarının düzenlenmesine,
  • Psikolojik belirtilerin hafifletilmesine,
  • Tedaviye uyumun artırılmasına,
  • Sosyal ve akademik/mesleki işlevselliğin korunmasına,
  • Uzun süreli komplikasyonların önlenmesine

yardımcı olabilir.

Yeme bozuklukları tedavi edilmediğinde ciddi fiziksel ve psikolojik sonuçlara yol açabilmektedir. Dünya Sağlık Örgütü, yeme bozukluklarının sağlık açısından önemli riskler oluşturabildiğini ve anoreksiya nervozanın tıbbi komplikasyonlar veya intihar nedeniyle erken ölüm riskiyle ilişkili olduğunu belirtmektedir.

Sonuç

Yeme bozuklukları, yalnızca beslenme alışkanlıklarındaki değişikliklerden ibaret olmayan, bireyin fiziksel ve psikolojik sağlığını etkileyebilen ciddi ruh sağlığı sorunlarıdır. Aşırı kısıtlayıcı beslenme, tekrarlayan tıkınırcasına yeme, telafi edici davranışlar, yiyeceklerden yoğun kaçınma veya beden ağırlığı ve şekliyle aşırı uğraşma gibi belirtiler profesyonel değerlendirme gerektirebilir.

Yeme bozukluklarının erken fark edilmesi ve uygun psikiyatrik, psikolojik ve beslenme desteğinin sağlanması tedavi sürecinin önemli bir parçasıdır. Bireyin yalnızca kilosuna veya fiziksel görünümüne odaklanmak yerine yeme davranışı, beden algısı, psikolojik durum ve genel sağlık birlikte değerlendirilmelidir. Erken müdahale, fiziksel komplikasyonların azaltılması ve yaşam kalitesinin korunması açısından önemli bir rol oynamaktadır.

Kaynakça

· American Psychiatric Association. (2022). Diagnostic and statistical manual of mental disorders (5th ed., text rev.; DSM-5-TR). American Psychiatric Publishing.

· Harmancı, H., Akdeniz, S., & Gültekin Ahçı, Z. (2021). Yeme bozukluklarının yaygınlığı: Aleksitimi ve ruhsal yakınmalarla ilişkisi. Kıbrıs Türk Psikiyatri ve Psikoloji Dergisi, 3(1), 30–36. https://doi.org/10.35365/ctjpp.21.1.02

· National Institute of Mental Health. (2024). Eating disorders: What you need to know. National Institutes of Health.

· Okumuşoğlu, S. (2022). Yeme bozukluklarının çocukluk travmaları ve yaşam doyumu ile ilişkisinin incelenmesi. Kıbrıs Türk Psikiyatri ve Psikoloji Dergisi, 4(1), 43–53. https://doi.org/10.35365/ctjpp.22.1.05

· World Health Organization. (2025). Mental disorders. World Health Organization.

· World Health Organization. (2025). Mental health of adolescents. World Health Organization.

Ziyaretçi Yorumları

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Whatsapp
Pembe Köşk Psikiyatri Hastanesi
Pembe Köşk Psikiyatri Hastanesi
Merhaba. Size nasıl yardımcı olabiliriz?